6698 SAYILI KVKK · 5651 SAYILI KANUN · VERBİS
Soru & Cevap

Akıllı Gözlükle Çekim Yapmak Suç mu? Kişisel Faaliyet İstisnasının Sınırı, TCK Maddeleri ve İşyerinde Akıllı Cihaz Kullanımı

9 Ekim 2026·10 dk okuma·KVKK Danışman

Akıllı gözlükle çekim yapmak suç mu? Kişisel faaliyet istisnasının sınırı, TCK 133-136, kayıt yasağı olan yerler ve işyerinde akıllı cihaz kullanımında KVKK.

Kısa cevap: akıllı gözlük takmak da onunla fotoğraf çekmek de başlı başına suç değil. Belirleyici olan üç şey; neyi kaydettiğiniz, nerede kaydettiğiniz ve o kaydı sonra ne yaptığınız. Tamamen kendinizle ya da aynı konutta yaşadığınız aile fertlerinizle ilgili bir kayıt, üçüncü kişilere verilmediği sürece 6698 sayılı Kanun'un 28. maddesindeki istisnaya girer ve Kanun hükümleri uygulanmaz. Ama aynı kayıt bir başkasının özel hayatına uzanıyorsa ya da internete yükleniyorsa mesele Türk Ceza Kanunu'na geçer, orada böyle bir istisna yok. Cihazı bir şirket kendi işinde kullanıyorsa, örneğin sahadaki tekniker uzaktan destek alsın diye takıyorsa, bunun adı doğrudan kişisel veri işlemedir; aydınlatmadan saklama süresine kadar bütün yükümlülükler açılır. Kişisel Verileri Koruma Kurumu da konuyu bu yıl ilk kez kendi yayınında ele aldı.

Kurumun 12. bülteni Mayıs ile Eylül 2026 dönemini kapsıyor ve 1 Ekim 2026'da duyuruldu. Teması Akıllı Cihazlar ve Dijital Mahremiyet. Akıllı gözlüklere ayrılan bölüm, cihazın özelliklerine bağlı olarak görüntü ve sesin yanında konum, tarih, saat ve kullanım bilgilerini de işleyebildiğini hatırlatıyor. Asıl uyarı mikrofon tarafında: gelişmiş mikrofonlar çevredeki konuşmaları farkında olunmadan kaydedebiliyor. Bülten üç somut öneri veriyor; kaydın kapsamını ve süresini ihtiyaçla sınırlamak, kayıt yapılmasına izin verilmeyen yerlerde ilgili özellikleri kapatmak, gerekli olmayan kayıtları silmek. Metinde ayrıca tasarımdan itibaren mahremiyet ve varsayılan olarak mahremiyet ilkeleri ile akıllı cihaz kullanıcılarına yönelik on maddelik bir liste yer alıyor. Listenin dokuzuncu maddesi özellikle işe yarıyor: cihazı satmadan veya devretmeden önce hesaplardan çıkış yapın, kişisel verileri silin ve fabrika ayarlarına döndürün. Fransız veri koruma otoritesi CNIL de Mayıs 2026'da benzer bir uyarı yayımladı, görüntüsü ya da sesi alınabilecek kişilerin özel hayatına saygı gösterilmesi ve gerektiğinde rızalarının alınması gerektiğini söyledi; aynı metinde cihazın görme engelli kullanıcılar için sağladığı faydaya da yer verdi.

İstisnanın metnine bakmak gerekiyor, çünkü çoğu kişi onu olduğundan geniş sanıyor. 28. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, kişisel verilerin üçüncü kişilere verilmemek ve veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklere uyulmak kaydıyla gerçek kişiler tarafından tamamen kendisiyle veya aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetler kapsamında işlenmesi halinde Kanun'un uygulanmayacağını söylüyor. İki şart var ve ikisi de cümlenin başında duruyor. Doğum gününde çekilen aile videosu istisnanın tam ortasında. Aynı gözlükle sokakta yürürken sürekli kayıt almak ve bunu sosyal medyaya yüklemek ise değil, çünkü üçüncü kişilere verilmemesi şartı ilk paylaşımda düşüyor. Ayrımı doğru kurmanın pratik bir sonucu daha var. İstisna kapsamına girmek, Kanun'a tabi olmamak demektir; cezasız olmak demek değildir.

Kurul'un bu ayrımı nasıl uyguladığını gösteren erken ve net bir karar var. 27 Şubat 2020 tarihli ve 2020/187 sayılı kararda ilgili kişi, oturduğu binaya komşusunun dört kamera yerleştirdiğini, ikisinin dışarıyı, birinin apartman girişini, birinin kat arasını gösterdiğini bildirerek Kurul'a şikayette bulunmuş. Kurul şikayeti esastan incelemedi. Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasının kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından Türk Ceza Kanunu'nun 135 ila 140. madde hükümlerine yollama yaptığını hatırlattı ve fiilin ceza hükümleri çerçevesinde suç unsuru barındırabileceğini belirterek, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun'un 6. maddesi uyarınca yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili şikayetlerin incelemeye alınmayacağı gerekçesiyle konunun Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğine karar verdi. Akıllı gözlük bakımından çıkarılacak ders şu: sizi kaydeden kişi bir şirket değil de komşunuz, iş arkadaşınız ya da bir yabancıysa, gidilecek kapı Kurul değil savcılıktır.

Ceza tarafında hangi maddenin işlediği, kaydın neye ilişkin olduğuna göre değişiyor. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişi 134. maddenin birinci fıkrasına göre bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alıyor; ihlal görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle gerçekleşmişse verilecek ceza bir kat artırılıyor. Gözlük tam olarak bu ağırlaştırıcı sebebin içinde çalışıyor. Kayıt bir de yayılırsa ikinci fıkra devreye giriyor: özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılıyor, bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı ceza uygulanıyor. Kayıt özel hayata değil de sıradan bir kişisel veriye ilişkinse 135. madde bir yıldan üç yıla kadar hapis, o veriyi bir başkasına verme, yayma veya ele geçirme 136. madde uyarınca iki yıldan dört yıla kadar hapis gerektiriyor. Usulde bilinmesi gereken bir ayrıntı daha var. 139. madde kişisel verilerin kaydedilmesi, hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme suçlarını şikayet şartından ayrı tutuyor; yani 135 ve 136 resen soruşturuluyor, buna karşılık 134'teki özel hayatın gizliliğini ihlal şikayete bağlı kalıyor.

Ses tarafı ayrı bir hükme tabi ve çoğu kullanıcı bunu bilmiyor. Görüntüde 134. madde işlerken konuşmada 133. madde devreye giriyor. Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya ses alma cihazıyla kaydeden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası alıyor. Konuşmanın tarafı olmak da tek başına koruma sağlamıyor; katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan kayda alan kişi için 133. maddenin ikinci fıkrası altı aydan iki yıla kadar hapis ya da adli para cezası öngörüyor. Akıllı gözlüğün sesli asistanı sürekli açık tutma alışkanlığı burada gerçek bir risk üretiyor, çünkü kullanıcı çoğu zaman cihazın hangi anda dinlediğini değil hangi anda komut beklediğini takip ediyor. Bir toplantıya, aile görüşmesine ya da müşteri ziyaretine gözlükle girip sesi açık bırakmak, sonradan açıklaması zor bir kayıt üretir.

Bazı yerlerde kayıt zaten ayrı kanunlarla yasaklanmış durumda ve gözlük bu yasakları kaldırmıyor. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 183. maddesi, belirli istisnalar saklı kalmak üzere adliye binası içerisinde ve duruşma başladıktan sonra duruşma salonunda her türlü sesli veya görüntülü kayıt ya da nakil olanağı sağlayan aletlerin kullanılamayacağını söylüyor. Askeri yasak bölgeler kendi mevzuatıyla korunuyor. Soyunma odası, tuvalet, hamam ve benzeri alanlarda ise kaydın hukuka uygun hale geleceği bir senaryo pratikte yok. Bunun yanında özel mülkiyete açılan alanlarda işletmenin kendi kuralı da geçerli. Bir mağaza, klinik ya da fabrika ziyaretçilerine kayıt yapmama şartı koyabilir; bu bir kişisel veri yükümlülüğü değil, giriş koşuludur. Müşterisi akıllı gözlükle içeri giren bir işletmenin yapabileceği de budur. İşletme o müşterinin kaydından sorumlu veri sorumlusu değildir, ama kendi alanında kural koyma hakkını kullanabilir ve kuralı görünür biçimde duyurduğunda tartışmayı baştan bitirir.

Şirket kendi işinde kullanmaya başladığı anda tablo tümüyle değişiyor. Sahada arıza gideren teknisyenin uzaktaki uzmana görüntü aktarması, depoda toplama yapan personelin ekranında sipariş satırı görmesi, denetçinin tesis turunu kayda alması; hepsi 6698 sayılı Kanun kapsamında veri işleme faaliyetidir ve veri sorumlusu şirkettir. Hukuki sebebi doğru seçmek ilk adım. İş ilişkisinde açık rızaya yaslanmak zayıf bir tercih, çünkü rızayı vermemenin ya da geri almanın çalışan aleyhine sonuç doğurabileceği bir ortamda rızanın özgür iradeyle verildiğini savunmak zor. Geriye çoğunlukla 5. maddenin ikinci fıkrasının (f) bendindeki meşru menfaat kalıyor ve bu bendin kullanılabilmesi için yazılı bir denge testi yapılmış olması gerekiyor. Testin sonucu da peşinen belli değil: canlı görüntü aktarımı ile sürekli kayıt aynı ölçülülük sınavını geçmez. Kayıt süresi, erişecek kişiler ve imha takvimi yazıya dökülmemişse envanter de eksik kalır.

Kurumsal kullanımda asıl çözülmesi gereken sorun aydınlatma. Güvenlik kamerasında işin yolu belli; girişe levha koyar, katmanlı aydınlatma yaparsınız. Gözlükte karşınızdaki kişi cihazın açık olup olmadığını çoğu zaman anlayamıyor, üstelik cihazın üzerindeki küçük kayıt ışığının yeterli bir uyarı olup olmadığı Avrupa'daki denetim otoritelerinde hâlâ tartışılıyor. Bu yüzden çözümü hukuk metninde değil süreç tasarımında aramak gerekiyor. İşe yarayan birkaç kural var. Kaydı varsayılan olarak kapalı tutup yalnızca belirli bir işlem için açtırmak. Mümkün olan yerde kayıt yerine kayıt tutmayan canlı akış kullanmak, böylece görüntü işlenir ama saklanmaz. Cihazı taşıyan personele görünür bir yaka kartı ya da yelek vermek. Müşteri ve ziyaretçi alanlarında kullanımı tamamen kapatmak. Bunların hiçbiri aydınlatma metnini gereksiz kılmıyor, ama metni gerçekten uygulanabilir hale getiriyor.

Cihaza yüz tanıma eklendiği anda çizgi yer değiştiriyor. Kurumun biyometrik veri rehberindeki tanım, bir gerçek kişinin özgün bir şekilde teşhis edilmesini sağlayan ya da teyit eden ve spesifik teknik işlemeden kaynaklanan verilerden söz ediyor. Gözlüğün çektiği sıradan bir görüntü kural olarak bu tanıma girmez, fakat o görüntüden yüz şablonu çıkarılıp bir veri tabanıyla eşleştiriliyorsa iş 6. maddeye taşınır. O zaman yalnızca işleme şartı değil, Kurul'un 31 Ocak 2018 tarihli ve 2018/10 sayılı ilke kararındaki yeterli önlemler de aranır: ayrı politika ve prosedür, kapsam ve süre olarak tanımlanmış erişim yetkisi, kriptografik yöntemlerle muhafaza, uzaktan erişimde iki kademeli kimlik doğrulama. Sokakta karşılaştığı kişinin kim olduğunu gözlükle tespit etmeye çalışan bir uygulamanın ise oturacağı bir hukuki sebep yok. Böyle bir özelliği ürününe koyan şirket, 12. madde anlamında tedbir eksikliğini de beraberinde taşır.

Personelin kendi cihazını işyerine getirmesi ayrı bir başlık. Şirketin burada kaybedeceği şey yalnızca çalışan mahremiyeti değil, kendi ticari sırrı. Üretim hattının, ekran görüntülerinin, müşteri evraklarının ya da bir toplantı tahtasının farkında olmadan kaydedilmesi, hem iş sözleşmesindeki sadakat borcunu hem de müşterilere verilmiş gizlilik taahhütlerini ilgilendirir. Bilgi güvenliği politikasına tek bir satır eklemek çoğu zaman yeterli: işin yürütülmesi için şirket tarafından tahsis edilmemiş kayıt özellikli giyilebilir cihazların belirli alanlarda kullanılmaması. Kuralı koyarken kapsamı dar tutmak ve hangi alanları kapsadığını yazmak gerekiyor, çünkü çalışanın kişisel eşyası üzerindeki yetkiniz sınırlı. Şirkete ait cihazlar söz konusuysa çıkış süreci de unutulmamalı. Kurumun bültenindeki devir öncesi silme önerisi, zimmetten düşen gözlük ve kulaklıklar için de geçerli; cihazın içindeki hesap kapatılmadan kutuya kaldırılan her cihaz açık bir kapı bırakır.

Yaptırım tarafında rakamlar küçük değil. 2026 yılı için aydınlatma yükümlülüğünün ihlalinde idari para cezası 85.437 TL ile 1.709.200 TL arasında, veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklerin ihlalinde 256.357 TL ile 17.092.242 TL arasında uygulanıyor. Kendi tablonuzu çıkarmak içinse birkaç soru yeterli: işinizde kayıt özelliği olan giyilebilir bir cihaz kullanılıyor mu, kullanılıyorsa hukuki sebebi ve denge testi yazılı mı, kayıtlar nerede duruyor ve kaç gün sonra siliniyor, cihaza kimlerin eriştiği isim isim belli mi, müşteri ve ziyaretçi alanlarında kullanımı için yazılı bir sınır var mı. Bunlardan birine net cevap veremiyorsanız, KVKK Danışman'ın ücretsiz ön değerlendirmesinde cihaz envanterinizi, aydınlatma metinlerinizi ve saklama sürelerinizi birlikte gözden geçirip hangisinin düzeltilmesi hangisinin belgelenmesi gerektiğini çıkarabiliriz.

Bu konuda destek mi gerekiyor?
Ücretsiz ön değerlendirmede uyum durumunuzu birlikte netleştirelim.
Randevu Al
Diğer Yazılar
KVKK Danışman

Şirketler için yalnızca KVKK ve 5651 uyumu odağında bağımsız danışmanlık.

İletişim

randevu@kvkkdanisman.comİstanbul · Ankara · İzmir · Türkiye geneli

© 2026 KVKK Danışman · kvkkdanisman.com

6698 sayılı KVKK · 5651 sayılı Kanun

Randevu Al