6698 SAYILI KVKK · 5651 SAYILI KANUN · VERBİS
Sektörel

Apartmanda Aidat Borçlusu Listesi Asmak Yasak mı? Site Yönetiminde KVKK

15 Temmuz 2026·8 dk okuma·KVKK Danışman

KVKK'nın 2026/348 ilke kararına göre aidat borçlusu listesini ortak alanlara asmak yasak. Apartman ve site yönetiminde veri sorumlusu kim, veriler nasıl korunur?

Kısa cevap: artık yasak. Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 18 Şubat 2026 tarihli ve 2026/348 sayılı ilke kararıyla, apartman ve site yönetimlerinin aidat borcu olan kat maliki ya da kiracıların adını, daire numarasını ve borç tutarını bina girişi, asansör, koridor veya ilan panosu gibi ortak alanlara asması hukuka aykırı sayıldı. Karar 31 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Borç bilgisi bir kişisel veridir; onu herkesin görebileceği bir yere asmak, ilgili kişinin özel hayatına ve finansal mahremiyetine müdahale eder. Peki yönetimlerin KVKK karşısındaki sorumluluğu bu listeden mi ibaret? Değil. Kamera kayıtlarından sakinlerin telefon rehberine kadar geniş bir alan söz konusu.

Önce temel soru: apartman ya da site yönetimi KVKK'ya tabi mi, tabiyse kim sorumlu? Kurul bunu 22 Temmuz 2020 tarihli ve 2020/560 sayılı kararında netleştirdi. Buna göre veri sorumlusu, kural olarak kat malikleri kuruludur. Ancak kat malikleri kurulunun tüzel kişiliği bulunmadığından, yükümlülükleri fiilen yerine getirecek bir kişinin görevlendirilmesi gerekir; bu kişi yönetici, başka bir kat maliki ya da atanmış bir temsilci olabilir. Yönetim ayrı bir tüzel kişilik, örneğin profesyonel bir site yönetim şirketi tarafından yürütülüyorsa, o şirket de kendi işlediği veriler bakımından veri sorumlusu sıfatı taşıyabilir. Yani "biz sadece apartmanız, bize bir şey olmaz" düşüncesi baştan hatalı.

Bir yönetim, sanılandan çok daha fazla kişisel veri işler. Kat maliki ve kiracıların ad soyadı, daire numarası, telefon ve e-posta bilgileri; aidat ve borç kayıtları; güvenlik kamerası görüntüleri; otoparka giren araçların plakaları; güvenlik kulübesinde tutulan ziyaretçi ve kimlik kayıtları; WhatsApp gruplarında dolaşan numaralar bunların başında gelir. Her bir veri için bir işleme amacı ve 6698 sayılı Kanun'un 5. maddesinde sayılan bir hukuki sebep bulunması gerekir. Oysa çoğu yönetim bu verileri yıllardır tek bir dayanak sorgulamadan topluyor.

Borç listesine dönelim. Kurul, 2026/348 sayılı kararda listenin asılmasını üç ayrı açıdan sorunlu buldu. Kanun'un 4. maddesindeki ölçülülük ilkesi bakımından, borcu tahsil etmek için borçlunun adını tüm binaya ilan etmek amaçla bağlantılı ve ölçülü değildir. 5. madde bakımından, bu ifşayı meşru kılan bir işleme şartı yoktur. 12. madde bakımından ise listeyi binaya girip çıkan herkesin, kargo görevlisinden komşunun misafirine kadar tanınmayan kişilerin görebilmesi, gerekli veri güvenliği tedbirlerinin alınmadığını gösterir. Tahsilat ihtiyacı gerçek olsa da seçilen yöntem hukuka aykırı.

Burada ince bir ayrım var ve çoğu yorum bunu atlıyor. Borç bilgisini herkese açık asmak yasak; ama aynı bilgiyi doğru tarafla ve doğru gerekçeyle paylaşmak başka bir şeydir. Kurul, 29 Eylül 2020 tarihli ve 2020/755 sayılı kararında, bir kiracının aidat borcunun site yönetimince ev sahibine bildirilmesini şikayet konusu yapılan olayı incelemiş ve şikayeti reddetmişti. Gerekçe 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 22. maddesiydi: ortak giderlerden kat maliki ile kiracı müştereken ve müteselsilen sorumludur, dolayısıyla ev sahibinin kiracısının borcundan haberdar olmasında korunmaya değer bir menfaat vardır. Yani hedefli ve hukuki sebebe dayanan bir paylaşım geçerliyken, aynı bilginin panoya asılması ihlal sayılıyor.

Peki aidat borcu nasıl duyurulacak? Kurul kararın içinde yolu da gösterdi. Borçluya bireysel bildirim yapılabilir: kapalı zarfla, kişiye özel e-postayla veya telefonla. Yalnızca ilgili kişinin gördüğü bir yönetim uygulaması ya da erişimi kontrollü bir dijital sistem kullanılabilir. Kat malikleri toplantısında toplam alacak açıklanabilir, ancak kişi bazında borç dökümü herkese dağıtılmamalıdır. Şuna dikkat edin: alıcıları belirsiz, herkesin eklenebildiği bir WhatsApp grubuna borçlu isimlerini yazmak da panoya asmakla aynı sonucu doğurur ve aynı yasak kapsamına girer.

Kamera, yönetimlerin en riskli alanlarından biri. Kurul 8 Haziran 2026 tarihli kamuoyu duyurusunda apartman ve sitelerde güvenlik kamerası kullanımının sınırlarını hatırlattı. Kayıt yapıldığı, görülebilir bir tabelayla duyurulmalı ve Kanun'un 10. maddesindeki aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmelidir. Kameralar dairelerin içini gösterecek biçimde konumlandırılamaz; kapı açıldığında iç mekanı gören kapı önü açıları, merdiven sahanlıkları ve bir dairenin kapısını sürekli izleyen konumlar sakinlerin makul mahremiyet beklentisini zedeler. Sistemler ses kaydı yapmamalı, yüz tanıma gibi özel hayata müdahale eden özellikler taşımamalıdır.

Kamera görüntüsü de kişisel veridir ve süresiz saklanamaz. Kayıtlar amaca uygun makul bir süre tutulmalı, bu süre dolduğunda veya saklama sebebi ortadan kalktığında imha edilmelidir. Görüntülere yalnızca yetkili kişiler erişebilmeli; kayıtlar komşular arası tartışmalarda paylaşılmamalı, sosyal medyaya düşürülmemelidir. Bir sakinin "yan komşuma kim geldi" merakıyla görüntü talep etmesi meşru bir erişim sebebi değildir. Görüntü ancak somut bir olay, hukuki bir talep ya da yetkili makam istemi halinde, ilgili kısımla sınırlı olarak paylaşılabilir.

Günlük işleyişte iki metin şarttır: sakinleri hangi verisinin neden işlendiği konusunda bilgilendiren bir aydınlatma metni ve gerektiğinde ayrıca alınan açık rıza. Sakinlerin telefon numaralarını rehber halinde derleyip tüm binaya dağıtmak ya da herkesi rızasını sormadan bir WhatsApp grubuna eklemek sık yapılan bir hatadır. Numara da kişisel veridir; toplu paylaşım için ya bir hukuki sebep ya da kişilerin açık rızası gerekir. Aidat makbuzlarını, tebligatları ve toplantı çağrılarını kapı altından değil kişiye özel biçimde iletmek hem daha güvenli hem daha az risklidir.

VERBİS tarafında görece iyi bir haber var. Çoğu apartman ve site yönetimi, yıllık çalışan sayısı ve mali bilançosu belirlenen eşiklerin altında kaldığı ve ana faaliyeti özel nitelikli veri işleme olmadığı için Veri Sorumluları Sicili'ne kayıt yükümlülüğünden muaftır. Ne var ki bu muafiyet yalnızca sicil kaydını kaldırır; aydınlatma, güvenlik tedbiri, imha ve ilgili kişi başvurularını süresinde yanıtlama gibi diğer tüm yükümlülükler aynen sürer. Yönetimi profesyonel bir şirkete devrettiyseniz aradaki ilişkiyi netleştirin: şirket sizin adınıza ve talimatınızla veri işliyorsa veri işleyendir ve aranızda yazılı bir sözleşmeyle gizlilik ve güvenlik taahhüdü bulunmalıdır.

İhlalin bedeli soyut değil. Borç listesi asmayı sürdüren ya da kamera ve sakin verilerini gelişigüzel işleyen bir yönetim, 6698 sayılı Kanun'un 18. maddesi kapsamında idari para cezasıyla karşılaşabilir; 2026 yılında veri güvenliği yükümlülüğünün ihlaline uygulanabilecek ceza 256.357 TL ile 17.092.242 TL arasındadır. Bu ceza sonunda kat maliklerine yansıyan ortak bir gidere dönüşür. Yapılacaklar bellidir: panolardaki borç ve isim listelerini kaldırın, borç bildirimini bireysel yönteme taşıyın, kamera açılarını ve tabelaları gözden geçirin, bir aydınlatma metni hazırlayın, saklama ve imha sürelerini belirleyin, yönetim şirketiyle sözleşmenizi güncelleyin.

Sitenizde veya apartmanınızda hangi verilerin işlendiğini, borç takibinizin ve kamera düzeninizin bugünün ilke kararlarına uyup uymadığını bilmiyorsanız, riski görmenin en hızlı yolu bir değerlendirmedir. KVKK Danışman'ın ücretsiz ön değerlendirmesinde yönetiminizin mevcut uygulamalarını gözden geçirip panodan kameraya, aydınlatma metninden yönetim şirketi sözleşmesine kadar öncelikli adımları birlikte çıkarabiliriz.

Bu konuda destek mi gerekiyor?
Ücretsiz ön değerlendirmede uyum durumunuzu birlikte netleştirelim.
Randevu Al
Diğer Yazılar
KVKK Danışman

Şirketler için yalnızca KVKK ve 5651 uyumu odağında bağımsız danışmanlık.

İletişim

randevu@kvkkdanisman.comİstanbul · Ankara · İzmir · Türkiye geneli

© 2026 KVKK Danışman · kvkkdanisman.com

6698 sayılı KVKK · 5651 sayılı Kanun

Randevu Al