Komşumun Güvenlik Kamerası Evimi Görüyor, Ne Yapabilirim? Ev Kameraları ve KVKK
Kendi kapınızı gören ev kamerası çoğu zaman serbesttir; komşunun bahçesini, penceresini ya da sokağı görmesi başka. KVKK istisnası, TCK 134 ve haklarınız.
Kısa cevap: kendi güvenliğiniz için evinize kamera takmak çoğu zaman serbesttir ve 6698 sayılı Kanun'un 28. maddesindeki kişisel ya da aile faaliyeti istisnasına girer. Ama bu istisna, kamera yalnızca sizin kapınızı, girişinizi ve kendi bahçenizi gördüğü sürece geçerlidir. Kamera komşunun kapısını, bahçesini, penceresini ya da apartmanın ortak koridorunu ve sokağı görecek biçimde konumlandıysa iş değişir; artık ortada hem bir kişisel veri işleme hem de özel hayatın gizliliğini ihlal riski vardır. Komşusunun kamerası evini gören kişi, önce kameranın yönünün değiştirilmesini isteyebilir; sonuç alamazsa Cumhuriyet Başsavcılığı'na Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinden şikayette bulunabilir, sulh hukuk mahkemesinde müdahalenin önlenmesi davası açabilir ve kamerayı işleten bir site yönetimi ya da işletmeyse Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na başvurabilir.
Neden bir KVKK meselesi olduğuna bakalım. Bir güvenlik kamerasının kaydettiği ve içinde belirli ya da belirlenebilir bir kişinin göründüğü her görüntü kişisel veridir. Kişinin yüzü, kıyafeti, aracının plakası, eve giriş çıkış saatleri, kimlerle görüştüğü; hepsi görüntü üzerinden işlenir. Kamerayı kuran ve yöneten kişi bu görüntülerin veri sorumlusudur. Tek fark, işlemenin gerçekten kişisel veya aile faaliyeti sınırında kalıp kalmadığıdır. O sınırın nerede bittiğini bilmeden 'ben kendi evime taktım' demek çoğu zaman yanıltıcıdır.
İstisnanın çerçevesi 28. maddede yazılı. Kanun, kişisel verilerin üçüncü kişilere verilmemek ve veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklere uyulmak kaydıyla, gerçek kişiler tarafından tamamen kendisiyle veya aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetler kapsamında işlenmesini kanun kapsamı dışında bırakır. Yani kapınızın üstündeki kamera sadece sizin girişinizi ve kendi kapı önünüzü görüyorsa, kaydı kimseyle paylaşmıyor ve makul biçimde koruyorsanız, bu genellikle istisna kapsamındadır. Kamera kendi bahçenizi, garajınızı ya da sizin kullanımınızdaki bir alanı izliyorsa da durum değişmez.
Sorun, kamera kendi sınırınızın dışına taştığında başlar. Sırf kendi kapınızın üzerinde olsa bile, kamera apartman koridorunu, asansör girişini, komşunun kapısının önünü, karşı dairenin penceresini ya da sokağı görüyorsa 'kişisel kullanıyorum' savunması sizi tam olarak korumaz. Çünkü artık kendinizle ya da ailenizle sınırlı bir faaliyetin ötesine geçip başkalarının verisini işlemeye başlarsınız. Bahçe kamerası yan komşunun bahçesini, balkonunu ya da içeriyi gösteriyorsa istisna ortadan kalkar ve iş özel hayatın ihlaline döner.
Ceza boyutu çoğu kişinin gözden kaçırdığı yer. Anayasa'nın 20. maddesi herkese özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı verir. Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesi de özel hayatın gizliliğini ihlal edeni bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırır; ihlal görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle işlenirse ceza bir kat artar, bu kayıtların hukuka aykırı biçimde ifşa edilmesi ise iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir. Komşunun evinin içini, bahçesini ya da penceresini sürekli kaydeden bir kamera, kişisel kullanım kılıfına girse de bu suçu gündeme getirebilir. Yani mesele yalnızca idari değil, ceza sorumluluğuna kadar uzanır.
Yargıtay'ın bu konudaki çizgisi de yerleşmiş durumda: bir güvenlik kamerası komşunun evini göremez. Güvenlik gerekçesi, komşunun özel alanının başladığı yerde biter. Kişi kamerasını yalnızca kendi mülkünü görecek şekilde konumlandırmak zorundadır; komşunun bahçesini, penceresini ya da kapı önünü izleyemez. Komşunun mahremiyet hakkı, karşı tarafın güvenlik kaygısının önüne geçer. Bu yüzden rahatsız olan kişi, hukuk mahkemesinde müdahalenin önlenmesi davası açıp kameranın yönünün değiştirilmesini veya kaldırılmasını, koşulları varsa manevi tazminat isteyebilir.
Rahatsız olan taraf için pratik yol sırayla ilerler. İlk adım çoğu zaman en hızlısıdır: komşuyla konuşup kameranın açısını kendi kapısına çevirmesini istemek. Çözülmezse yazılı olarak, mümkünse noter aracılığıyla talepte bulunmak niyeti kayıt altına alır. Bundan sonra üç ayrı yol açıktır ve birlikte de yürütülebilir. Suç boyutu için, ihlali ve failini öğrendiğiniz tarihten itibaren altı ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na 134. madde kapsamında şikayette bulunabilirsiniz. Özel hukuk için sulh hukuk mahkemesinde müdahalenin önlenmesi ve tazminat davası açabilirsiniz. Kamerayı işleten bir site yönetimi, işyeri ya da başka bir kurumsa, yani ortada bir veri sorumlusu varsa, Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na da başvurabilirsiniz.
Apartman ve sitelerde tablo biraz farklı. Ortak alanlara kurulan kameralarda veri sorumlusu tek tek kat malikleri değil, yönetimdir; karar da kat malikleri kurulunda alınmalıdır. Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun apartmanlarda güvenlik kamerası kullanımına ilişkin kamuoyu duyurusu bu konuda somut ölçüler koyar. Kameralar dairelerin içini, kapılar açıldığında iç mekanı görecek biçimde konumlandırılmamalı; gereksiz alanlar maskelenmeli; geniş açı yerine dar açı tercih edilmeli. Yüz tanıma, ses kaydı ve mahremiyeti daha ağır zedeleyen benzeri özellikler kullanılmamalı. Asansör gibi kaçınılması güç, dar ve kapalı alanlarda kamera ancak gerçekten haklı bir gerekçe varsa konulmalı. Kayıtlar makul bir süre tutulup süresi dolunca imha edilmeli, yalnızca yetkili kişilerce erişilmeli ve ortama kamera olduğunu bildiren bir aydınlatma yapılmalıdır.
İşletmeler için istisna diye bir şey yok. Bir dükkan, kafe ya da ofis kamerası hiçbir zaman kişisel veya aile faaliyeti kapsamına girmez; baştan sona 6698 sayılı Kanun'a tabidir. Buna rağmen çok sık görülen hata, dükkanın kamerasının kapının önünü, karşı komşunun girişini ya da bütün sokağı sürekli kaydetmesidir. Kamerayı olabildiğince kendi mülkünüzle ve girişinizle sınırlayın; kaldırıma ve komşu işyerine bakan açıları maskeleyin. Kamerayla izleme yaptığınızı görünür bir levhayla duyurun, bunu aydınlatma metninize ve kişisel veri envanterinize ekleyin, kayıtlar için bir saklama süresi belirleyip erişimi sınırlayın. Kapı önünü 'güvenlik' diye bütün mahalleyi izleyecek kadar geniş tutmak, ölçülülük ilkesine aykırıdır.
Kamerayı evine kuran kişi için de birkaç basit kural işi güvenli tarafta tutar. Kamerayı yalnızca kendi kapınızı, girişinizi ve kendi bahçenizi görecek biçimde yerleştirin. Komşunun kapısı, penceresi ya da bahçesi kadraja giriyorsa, çoğu modern kamerada bulunan alan maskeleme özelliğiyle o bölgeyi karartın. Sesli kayıttan kaçının, çünkü ses kaydı mahremiyeti çok daha ağır zedeler. Kayıtları uzun süre biriktirmeyin, kimseyle paylaşmayın ve sosyal medyada yayınlamayın. Kadraja aile dışından biri sürekli giriyorsa, kapıya kamera bulunduğunu belirten küçük bir uyarı asmak da yerinde olur.
Yanlış yapmanın bedeli kimin işlettiğine göre değişir. Kamerayı kişisel olarak kuran biri için asıl risk ceza davası ve tazminattır; komşusunun mahremiyetini ihlal eden bir kayıt, hapis cezasının yanında maddi ve manevi tazminat sorumluluğu doğurabilir. Kamerayı işleten bir site yönetimi ya da işletme söz konusu olduğunda bunlara idari para cezaları da eklenir: 2026 yılında aydınlatma yükümlülüğünün ihlali 85.437 TL ile 1.709.200 TL, veri güvenliği tedbirlerinin alınmaması 256.357 TL ile 17.092.242 TL, bir Kurul kararına uymama ise 427.263 TL ile 17.092.242 TL arasında değişiyor. Görünmeyen maliyet ise komşuluk ve site içi huzurun bozulması, uzayıp giden davalar ve tamiri güç bir güven kaybıdır.
Sitenizin ya da işyerinizin kameralarının nereye baktığını, komşu mülkü veya sokağı görüp görmediğini, aydınlatma levhanızın ve kayıt saklama sürenizin yerli yerinde olup olmadığını net bilmiyorsanız, riski görmenin en hızlı yolu bir değerlendirmedir. KVKK Danışman'ın ücretsiz ön değerlendirmesinde kamera sistemlerinizi gözden geçirip kamera açılarından alan maskelemeye, aydınlatma metninden kayıt saklama süresine kadar öncelikli adımları birlikte çıkarabiliriz.